<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener("load", function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <iframe src="http://www.blogger.com/navbar.g?targetBlogID=1056490424791020852&amp;blogName=Ger%C3%A7ek%C3%BCst%C3%BC+Paranoyalar&amp;publishMode=PUBLISH_MODE_BLOGSPOT&amp;navbarType=BLUE&amp;layoutType=CLASSIC&amp;searchRoot=http%3A%2F%2Fgercekustuparanoya.blogspot.com%2Fsearch&amp;blogLocale=tr&amp;homepageUrl=http%3A%2F%2Fgercekustuparanoya.blogspot.com%2F" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" frameborder="0" height="30px" width="100%" id="navbar-iframe" allowtransparency="true" title="Blogger Navigation and Search"></iframe> <div></div>
16 Kasım 2007 Cuma
badly drawn boy, disillusion *the hour of bewilderbeast, 2000


Etiketler: ,


with god at 5:53 PM | 0 mesaj
  1. band of horses, weed party
  2. bauhaus, rosegarden funeral of sores
  3. belle and sebastian, get me away from here, i'm dying
  4. black box recorder, england made me
  5. bright eyes, lover i dont have to love


with god at 2:07 PM | 2 mesaj
yeni bloga geçtim, klipler ekledim, bi' şeyler yazdım, ama joy division nerede? geç kaldım, utanıyorum.

Etiketler: ,


with god at 12:34 AM | 0 mesaj
canlı canlı, koymasaydım eksik hissederdim kendimi. tabii marianne faithful ile birlikte,


Etiketler: , ,


with god at 12:00 AM | 0 mesaj
15 Kasım 2007 Perşembe
facebook'un sahte milliyetçileri, sözüm size.
aslında siz toplumsunuz, evet.
demekki sözüm facebook toplumuna;

her gün milyon tane grup 'request'i, her an bir o kadar 'application' şeysi. ama öyle 'request'ler ki bunlar, öyle 'application'lar, kabul etmezsen milyon tanesini de vatan hainisin, terör destekcisisin. ulan madem birlik olmaya çalışıyorsunuz, bir grup açılır, çatısı altında toplanırız. bir 'application' oluşturursunuz, profillerimize koyarız ki önemsiz de görsek, lüzumsuz da görsek facebookda milliyetçilik yapmayı, destekleriz yine de. ama olan biten ne, her alakasız grup içinde, postunda, orasında burasında, gruba üye herhangi bir bireyin kendisinin açtığı, isminde yüzbinler sayısı barındıran grubunun reklamları, o birey diye bahsettiğim kişinin şöyle afilli bi' de profil resmi, türk bayraklı, atatürklü falan. ama amaç ne, zaten var olan onca gruba destek vermek varken, kendim bi' grup daha açayım da bu fırsattan yararlanıp binlerce üyesi olan bi' gruba sahip olayım. sonra grupdakilere birer de application yollar, nasıl herkesten daha çok türk olduğumu gösterir, uyduruktan da olsa bi' statü kazanırım. bizim toplumumuz zaten koyun, ne oluyor, neden oluyor sormaz, soruşturmaz, kraldan çok kralcı oluverir anında. bi' bakarsın facebook milliyetçiliğinin yılmaz neferi olmuş, bilgisayar başında geçirdiği tüm vaktini request, application yollamaya ayırır olmuş. ama neden, diğerleri öyle yapıyor ya hani, neden yaptıklarını bilmese bile, onlardan daha çok yapması lazım, içinde bulunduğu topluluğa kendini kanıtlaması lazım. neyseki genel çoğunluk unuttu son günlerde bu yalandan milliyetçiliği de, artık darlanmaz olduk. ne oldu, terör mü ortadan kalktı, veya 'düşmanlarımız'ın topukları kıçlarına mı vurdu? hayır olan, kendi milliyetçiliklerini kanıtlayacak kimseleri kalmadı, herkesler işin içine girdi. e o zaman devam etmenin anlamı ne? ha bu arada amaç neydi? birden alevlenerek diyeceğim ki, ulan bıktım be sizin bu başka adlarla ortaya sunduğunuz egolarınızdan, yeter ulan. her şeyi kullandınız, her şeyi kullanmaya devam edeceksiniz biliyorum. ama siz de şunu bilin; her ne kadar çocukça tavırlar içinde olduğunuzu, aptal olduğunuzu, düşünemiyor, sorgulayamıyor olduğunuzu bilsem de, yine de sizden nefret ediyorum. midemi bulandırıyorsunuz, insanlığımdan tiksindiriyorsunuz. ne olduğunu bile bilmediğiniz şeyler için gerekirse nefer oluyorsunuz, gerekirse karşısına geçip linç timi oluşturuyorsunuz. hayatınız sahte sizin, boş, başkalarının olan hayatları yaşıyorsunuz. haketmediniz, haketmiyorsunuz.

Etiketler:


with god at 12:03 PM | 3 mesaj
14 Kasım 2007 Çarşamba
vokal linda perry pek çok işler yaptı ama grubun 'one hit wonder' olduğu gerçeğini pek değiştirdiği söylenemez. işte karşınızda;
4 non blondes, what's up


Etiketler: ,


with god at 2:55 PM | 0 mesaj
  • sıkılıyor musun,
  • tanrı'ya herkesten daha yakın olduğunu mu düşünüyorsun,
  • her an bir mucizeyle mi karşılaşmak istiyorsun,
  • çevrendeki herkese aptal olduğunu mu söylemek istiyorsun,
  • insanların davranışlarının sebeplerini mi farkediyorsun,
  • hepsinin temelinde aynı noktaya çıktığını mı görüyorsun,
  • konuşulanları, tartışanları duyunca sonsuza dek susmak mı istiyorsun,
  • ama susamıyor musun,
  • üstüne bir o kadar da sinirleniyor musun,
  • bu basit insancıl tavırlardan kurtulmak mı istiyorsun,
  • insanların sorgulamadan kabullenmelerini anlayamıyor musun,
  • bilinen her şeyin varolduğundan şüphen mi var,
  • gerçeğin ne olduğunu merak mı ediyorsun,
  • oluşturulmuş kalıplar seni rahatsız mı ediyor,
  • ideolojiler basit mi geliyor,
  • dinler standart zekaya sahip insanlara mı hitap ediyor,
  • her şeyin doğrusunu sen mi biliyorsun,
  • çünkü kavramlar, çıkarlar doğrultusunda şekillenmiş değil mi,
  • toplumlar insan zekasının gelişmesini mi engelliyor,
  • çok şey söyleyebilecekken söyleyemiyor musun,
  • çok şey yapabileceğini mi düşünüyorsun,
  • ama hiçbir şey yapmıyor musun,
  • paranoyak mısın,
  • eğer öyleyse,
  • sen bensin.

with god at 2:30 AM | 1 mesaj
13 Kasım 2007 Salı
  1. air, one hell of a party
  2. alexandra veanna, the oak song
  3. arab strap, the first big weekend
  4. arcade fire, cold wind
  5. athlete, trading air


with god at 2:38 PM | 0 mesaj
şu sıralar yazmak yerine klip koymak niyetindeyim galiba, arada bir müzik desem de inanmayın. kimi zaman sadece o da yeterli oluyor.
the death could be at the door;

Etiketler:


with god at 2:18 PM | 0 mesaj
12 Kasım 2007 Pazartesi
henry purcell'in the cold song'u. fakat bunu taçlandıran benim için klaus nomi ve kusursuz vokali. şu sıralar nomi'nin aryaları, popları kulağımın dibinden pek ayrılmaz oldu. derken birileri de iyice karanlığa itmiş görüntülerle bu parçayı, sanki tüm iç organlarımı tek tek sıkıyorlar gibi. tabi haz veriyor bu, değil mi ama.


Etiketler: ,


with god at 3:04 PM | 1 mesaj
müzik bloğumu da -indirella-, düşündüğüm taşındığım bloğumu da -withoutgods- sildim. neden, bilmiyorum. sıkıldım galiba. bi de, iki blog birden, sonra adsenseler falan, sağda solda eklentiler kafam kaldırmaz oldu biraz. biraz da daha minimal görünmek istiyorum galiba, ya da ne bileyim, yeni her zaman daha çekici, evet. sonuçta buradayım, makaleler, denemeler, arada bir müzik. vs. hadi bakalım..

with god at 2:54 PM | 2 mesaj
Add to Technorati Favorites iletişim için e-mail